Plevral efüzyon, akciğer zarları arasına sıvı birikmesidir. Nefes problemlerine ve göğüs ağrısına yol açar. Tedavide sıvı alınabilir, ilaçlar ve cerrahi müdahalelerle tekrarlamasının önüne geçilebilir. 

Plevral Efüzyon Nedir?

Akciğerlerimizin çevresinde iki kat zar bulunmaktadır. Dış katmandaki zar göğüs duvarımıza bağlı iken, iç katmandaki zar akciğerlerimize bağlıdır. Bu iki zar arasında kalan bölgenin ismi plevradır.

Normal şartlar altında bu bölgede rahatça nefes almamızı sağlayan az miktarda sıvı bulunur. Plevral efüzyon, buradaki sıvı miktarının beklenmedik şekilde artmasıdır.

Hızlı önlem alındığı sürece tedavisi kolay olan bir sorundur. Ancak plevral efüzyona yol açan nedenler tehlikeli olabilir. Ayrıca tedavi edilmedikleri takdirde plevral efüzyon tekrarlayabilir.

Plevral Efüzyon Belirtileri

Plevral efüzyonun başlıca belirtileri şunlardır:

  • Göğüs ağrısı
  • Nefes darlığı, nefes alma esnasında ağrı
  • Öksürük (kuru veya ıslak olabilir)

Derin alınan nefes ağrıya yol açacaktır. Bulaşıcı hastalıklardan kaynaklanan vakalarda yüksek ateş, titreme, iştah kaybı gibi başka problemler de görülebilir.

Plevral Efüzyon Aşağıdaki Sorunlara da Yol Açabilir

  • Akciğerlerin hasar görmesi
  • Plevral efüzyon olan bölgede iltihap birikmesi
  • Kan zehirlenmesi (sepsis)

Bu sorunlarla karşılaşmamak için tedavi bir an önce başlatılmalıdır.

Not: Tedavi amaçlı uygulanan müdahaleler esnasında akciğer ile göğüs duvarı arasına  hava kaçması (pnömotoraks) söz konusu olabilir.

Plevral Efüzyon Neden Olur?

1. Diğer Organlardan Sıvı Sızması

Kalp, karaciğer, yemek borusu, böbrek veya pankreas gibi organlardan plevra bölgesine sızan çeşitli sıvılar plevral efüzyona neden olabilir. Konjestif kalp yetmezliği hastalarında sık görülmektedir.

Aşağıdaki etkenler de plevral efüzyona yol açabilir:

  • İlerlemiş böbrek yetmezliği
  • Pankreas iltihabı
  • Yemek borusu yırtılması
  • Siroz

2. Bulaşıcı Akciğer Hastalıkları

Bakteri ve virüs gibi mikroplardan kaynaklanan akciğer hastalıkları plevral efüzyona neden olabilir. Zatürre sık karşılaşılan bir örnektir. Ancak nadiren de olsa tüberküloz gibi başka hastalıklar da söz konusu olabilir.

3. Kanser

Bazı kanser türleri plevral efüzyona yol açabilir. Genellikle akciğer kanseri ya da lenf bezi kanseri plevral efüzyona yol açar. Ancak bu bölgeye yayılmış herhangi bir kanser türü de sorumlu olabilir.

4. Diğer Nedenler

Kalbe ve göğüs kafesine uygulanan cerrahi müdahalelerden sonra bazen plevral efüzyon görülebilmektedir. Bunun nedeni, müdahale sonrasında kanın tamamen alınamaması sonucu oluşan iltihap tepkisidir.

Aşağıdaki etkenler de plevral efüzyona yol açabilir:

  • Travma (göğse darbe almak)
  • Aniden ortaya çıkan akciğer sönmesi (atelektazi)
  • Bağışıklık sisteminin hatalı tepkisinden kaynaklanan lupus veya romatoid artrit gibi bazı otoimmun hastalıklar
  • Akciğerde bir damarın tıkanması (pulmoner emboli)
  • Nefrotik sendrom ve sonucunda ortaya çıkan albümin düşüklüğü (hipoalbuminemi)

Plevral Efüzyon Tedavisi

1. Biriken Sıvının Alınması

Plevral efüzyon vakalarında uygulanacak ilk tedavi, biriken sıvının drene edilmesidir. Özel bir şırınga ile yapılan bu işlemin adı torasentez’dir. Belirtilerin birden yatışmasını sağlayacaktır.

Göğüs Tüpü: Bazı vakalarda tek seferlik sıvı alımı yetersiz olmaktadır. Bu durumda göğse yerleştirilen plastik tüplerle sıvının düzenli olarak akması sağlanabilir. Bu tüp duruma göre birkaç gün veya daha uzun süre kalabilir.

Not: Her vakada sıvı alınması gerekmeyebilir. Özellikle çoğalan sıvının türü, o bölgede doğal olarak bulunan sıvıya yakınsa ihtiyaç duyulmayabilir. Ancak sıvı birikmesi çok fazla ise  sıvı alınması yine de gerekli olur.

2. İlaç Tedavileri

Plevral efüzyonla biriken sıvının azalmasına yardımcı olmak için diüretik (idrar ve sıvı söktürücü) ilaçlar verilebilir. Özellikle konjestif kalp yetmezliği nedeni ile görülen vakalarda gerekli olabilir. Bu amaçla furosemid gibi ilaçlar verilebilir.

İhtiyaca göre aşağıdaki tedaviler de uygulanabilir:

  • Bakteri iltihaplarından kaynaklanan vakalarda antibiyotik verilebilir.
  • Dokular arası boşluğun kapanması için o bölgeye doksisiklin gibi uyarıcı ilaçlar şırınga edilebilir. Bu işlemin adı plöredesiz’dir. (Plevral efüzyonun tekrarlamasının önüne geçer.)

Not: Bazı vakalarda ilaç tedavisi yeterli olmakta, sıvı boşaltılmasına gerek kalmamaktadır.

3. Cerrahi Müdahale

Özellikle bulaşıcı hastalıklardan kaynaklanan veya şiddetli yaşanan vakalarda cerrahi müdahale gerekli olabilir. Aşağıdaki amaçlarla uygulanabilir:

  • Akciğer zarları ve dokuları arasındaki kontrolsüz yapışmaları ayırmak
  • Sağlıksız dokuları almak
  • Tehlikeli iltihaplanmaları temizlemek

Cerrahi müdahalelerde genellikle küçük kesiler yeterli olmaktadır. Erişim zorluğu olan bölgelerde nadiren büyük kesi açılması gerekebilir. Ancak plevral efüzyon için uygulanan müdahaleler, ağır ameliyatlar değildir.

Hastalığın tekrarlamaması için doktorunuzun önerilerine lütfen hassasiyetle uyunuz.

Yazar Hakkında

Editör

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.