Göğüste kitle çoğu zaman tehlikeli değildir. Birçok vakada karşılaşılan tek sorun, meme hassasiyeti olmaktadır. Ancak bazı kitleler sancı, meme ucu akıntısı vb. belirtiler doğurmaktadır. Büyüyen ya da sorunlu olan kitlelerde cerrahi müdahale gibi tedaviler gerekli olabilir.

Bazı nadir göğüste kitle vakalarının nedeni ise, meme kanseri olmaktadır.

Göğüste Kitlenin Tehlikesi Var mı?

Göğüste kitlenin birçok farklı nedeni olabilir. Çoğu zararsızken, bazılarında en az bir memenin alınması gerekebilir.

Hastalar göğüslerinde kitle hissettiklerinde, kanserli olmasından endişe etmektedir. Ancak bu nadir karşılaşılan bir durumdur. Her 10 göğüste kitle vakasından en az 9’u kanserli olmamaktadır.

Bununla beraber, göğüs (meme) kanseri sık görülen kanser türlerinden biridir. Ayrıca memede kitleye yol açan farklı nedenler, aynı belirtileri verebilir. Bu nedenle dikkatli davranılmalı, teşhis için doktora gidilmelidir.

Nedenlerine göre göğüste kitle belirtilerini, olası tehlikelerini ve tedavilerini sıralayalım:

1. Fibrokistik Meme Hastalığı

Aslında bu duruma bir hastalık değil, doku farklılaşması demek daha doğru olacaktır. Kadınların yarıdan fazlasının hayatlarının bir döneminde bu doku farklılaşması görülüyor. Nedeni bilinmemekle birlikte, östrojen dalgalanmaları ile bir bağlantısı olabileceği düşünülüyor.

Fibrokistik göğüste aşağıdaki belirtiler söz konusu olabilir:

  • Göğüsteki kitlenin lifli gibi, sert bir yapıda olması
  • Kitle ve çevresinin dokunmaya karşı hassas olması
  • Kitlenin boyutunun adet döngüsüne bağlı olarak değişmesi (adet başlamasına yaklaştıkça ağrı ve kitle boyutu artabilir)
  • Kitlenin 20-50 yaş arasında görülmesi (menopozdan sonra görülme ihtimali düşer)

Fibrokistik memede bazen meme ucundan kahverengi veya koyu yeşil akıntı gelmesi normaldir. Telaş etmeden doktorunuza danışınız.

Tehlikeli mi?

Fibrokistik meme, kansere dönüşmez. Herhangi bir tehlikesi veya zararı yoktur. Sadece neden olduğu hassasiyet, bazı kadınlar için can sıkıcı olabilir.

Tedavisi

Çoğu vaka tedavi gerektirmez. Adet öncesinde ağrı veya aşırı hassasiyet olursa, ağrı kesici gibi ev tedavileri yeterli olacaktır. Soğuk uygulama yapmak da fayda sağlayabilir.

2. Bulaşıcı Hastalıklar (Mastit)

Bulaşıcı hastalıklardan (enfeksiyonlardan) kaynaklanan göğüs iltihaplarına mastit denilmektedir. Meme ucundaki çatlaklardan bakteri sızması ve göğüs kanallarının tıkanması söz konusu olabilir. Bu nedenle emziren (süt üretmekte olan) kadınlarda sık görülmektedir.

Göğüs ve meme ucu bölgesine piercing gibi takılar takmak da riski yükseltir.

Her 10 emziren kadından birinde görülen bu sorun, aşağıdaki belirtilere yol açabilir:

  • Meme ucunda kitle varmış gibi hissettirebilir.
  • Başta meme ucu olmak üzere, memenin farklı bölgelerinde aşırı hassasiyet ve kızarıklık olabilir.
  • Meme ucundan beyaz akıntı gelebilir. Akıntı rengi kan nedeni ile kırmızıya çalabilir.
  • Emzirme esnasında sancı olabilir.

Memedeki bulaşıcı hastalık (enfeksiyon), vücut genelinde de yüksek ateş, titreme, yorgunluk gibi sorunlara yol açabilir.

Tehlikeli mi?

Mastit meme kanserine dönüşmez. Bebek için de bir tehlikesi yoktur. Anne sütündeki antikorlar bebeği bulaşıcı hastalıklardan koruyacaktır.

Bununla birlikte, tedavi edilmeyen mastitin iltihap dolu keseciklere yol açma riski yüksektir. Bu durumda sancı ve diğer belirtiler şiddetlenir. Cerrahi müdahale ile iltihabın akıtılması gerekir.

Tedavisi

Mastit genellikle kolayca tedavi edilebilen bir sorundur. Çoğu vakada antibiyotik kullanımı gerekli olmaktadır. Aşağıdaki tedaviler de uygulanabilir:

  • Asetaminofen gibi ateş düşürücü ilaçlar verilebilir.
  • Ağrı kesiciler verilebilir.

Süreçte bebeğin gıdasız kalmaması için emzirme konusunda tavsiye verilebilir. Göğüs kanallarındaki tıkanıklığın giderilmesi için bazı yaşam tarzı değişiklikleri de önerilebilir.

3. Fibroadenom

Fibroadenomlar katı, çevresi belirgin göğüs kitleleridir. Genç kadınlarda en yaygın görülen kitle türüdür. Her 10 kadından birinde görülmektedir.

Aşağıdaki belirtiler söz konusu olabilir: 

  • Kolayca yer değiştirebilir (oynayabilir).
  • Ağrısızdır.
  • Hafif hassasiyete de yol açabilir.
  • Zamanla küçülerek, herhangi bir müdahale olmaksızın yok olabilir.
  • 20-35 yaş arasında sık görülür.
  • 13-19 yaş arasında veya hamilelerde de görülebilmektedir

Tehlikeli mi?

Fibroadenom kanserli bir doku değildir. Ancak meme kanseri riskinde az da olsa artışa yol açar. Bu artıştan başka önemli bir tehlikesi yoktur. Boyutuna, sayısına ve görülme sıklığına bağlı olmak üzere doktorunuz kanser testleri isteyebilir.

Tedavisi

Herhangi bir tedavi gerektirmeyebilir. Özellikle küçük boyutlu olanlar için dikkatli takip yeterli olabilir. Ancak belli bir boyutu aşarsa, ameliyatla alınması önerilecektir. Müdahale sonrasında gerekli testler yapılarak kanserli olup olmadığı da tespit edilecektir.

4. Göğüs Kistleri

Göğüste kist, içi sıvı dolu kesecikleri anlatan genel bir ifadedir. Buraya kadar sıralanan nedenlerden bazıları da göğüste kiste yol açabilir. Çok yaygın görülen bu sorunun nedeni, süt bezlerinin arasında sıvı birikmesidir.

Aşağıdaki belirtiler görülebilir:

  • Yumuşak, kolayca hareket edebilen, kenarları belirgin bir kitle söz konusudur.
  • Göğüs (meme) kisti, bir üzüm tanesi ya da su dolu balon gibi betimlenebilmektedir.
  • Meme ucunda sarı, kahverengi ya da berrak akıntı olabilir.
  • Boyutu adet döngüsü ile eş zamanlı olarak değişken olabilir.
  • Göğüste hassasiyet olabilir. Adetin hemen öncesinde bu hassasiyet artabilir.
  • 35-50 yaş arasında sık karşılaşılır. Her üç kadından birinde, bu yaş aralığında göğüs kisti görülmektedir.

Tehlikeli mi?

Göğüste kistin birçok farklı türü vardır. İçeriklerine ve keseciği saran dokuların yapısına göre basit veya kompleks olabilirler.

Basit göğüs kistleri, meme kanseri riskini artırmaz. Ancak kompleks (karmaşık) yapıda olanları endişe doğurabilir. Artan kanser riskini %0.3 gibi çok düşük oranlarda veren araştırmalar da vardır; bu rakamı daha yüksekçe gören doktorlar da vardır.

Her halükarda erken teşhis, tehlike oranını oldukça düşürür. Göğsünüzde bir kitle varsa, zaman kaybetmeden teşhis için uzman doktorunuza görününüz.

Tedavisi

Belirtiye yol açmayan, kanser riski taşımayan ve çok büyük olmayan kistler tedavi gerektirmez. Diğerleri için aşağıdaki müdahaleler önerilebilir:

  • İnce iğnelerle aspirasyon yapılabilir (kistin içindeki sıvı boşaltılabilir)
  • Hormon tedavileri ile kistin boyutu düşürülebilir.
  • Özellikle büyük olanlar ve endişeye yol açanlar cerrahi müdahale ile alınabilir.

5. Göğüs (Meme) Kanseri

Göğüste kitle vakalarının çok azı meme (göğüs) kanserinden kaynaklanır. Vakaların en az %90’ı kansersiz olmaktadır. Bununla birlikte, meme kanseri kadınlarda en sık karşılaşılan kanser türüdür.

Belirtiler diğer göğüste kitle vakaları ile benzerlik gösterebilir. Aşağıdaki belirtiler de söz konusu olabilir:

  • Göğüste veya meme ucunda alışılmadık hassasiyet
  • Koltuk altında ya da göğüste kitle
  • Göğüs cildinin pürüzlü gibi olması
  • Son zamanlarda alışılmadık şekilde iki göğüs arasında fark oluşması
  • Meme ucunun daha fazla çıkıntı yapması, ya da içeri doğru girmesi
  • Meme ucundan akıntı gelmesi (genellikle berraktır, kan nedeni ile kızıla çalabilir)

Bu belirtilerin başka birçok farklı hastalıktan kaynaklanabileceğini unutmayınız. Ancak herhangi bir belirti söz konusu olduğunda doktor muayenesini geciktirmemek, en kötü senaryoya bile hazırlıklı olmanızı sağlayacaktır.

Ne Kadar Tehlikeli?

Meme kanseri, kadınlarda en çok ölüme yol açan kanser türleri arasında (akciğer kanserinden sonra) ikinci sırada yer alır. Bu durum meme kanserinin diğer kanser türlerinden daha tehlikeli olmasına bağlanmaz.

Ölüm oranı değil, vaka sayısı yüksektir. Kadınlarda görülen meme kanseri vaka sayısı, diğer tüm kanserlerin toplamına yakındır. Bu durum, ölüm oranı düşük olsa bile ölüm sayısının yine de yüksek olmasına yol açmaktadır.

Farklı evrelerdeki meme kanseri vakalarının 5 yıl içinde ölüme yol açma riskleri de değişkendir:

  • Erken dönemde teşhis edilen meme kanserinin 5 yıl içinde ölüme yol açma riski neredeyse 0’dır.
  • 2. evrede yakalanan vakalarda bu risk %7’ye yükselir.
  • 3. evrede yakalanan vakalarda risk %28’dir.
  • Son evrede yakalanan vakalarda risk %78’dir.

Tedavisi

Meme kanserinin tedavisi, kanserin hangi evrede olduğuna ve ne kadar saldırgan olduğuna göre değişkendir.

  • Bazı vakalarda sadece tümörün (göğüste kitlenin) alınması yeterli olmaktadır.
  • Bazı vakalarda en az bir memenin alınması gerekebilir.
  • Kanser yayılmamışsa, bölgesel radyasyon tedavileri yeterli olabilir.
  • Kanserin yayıldığı vakalarda kemoterapi ve hormon tedavileri gerekli olabilir.

Göğüste kitle fark edildikten sonra zaman kaybedilmeden doktora gidilen vakalarda kanserin ilerlemiş olma riski oldukça düşüktür.

Yazar Hakkında

Editör

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.